ELEKTRO GİTAR DERSİ

Elektro gitar dersiyle ilgili bilgi vermeden önce şu konuya açıklık getirelim: “Klasik gitar çalmadan elektrogitara başlayabilir miyiz?” Cevap: EVET….

Klasik gitar ve elektrogitarda tellerin ve notaların yerleri aynıdır. Sadece elektrogitarın kendine has bazı teknikleri vardır. Peki elektrogitardaki bu teknikler klasik gitarda kullanılabilir mi?

Cevap: BAL GİBİ DE KULLANILIR.

Kullanılamaz diyenin alnını karışlayalım mı? Cevap: HEP BİRLİKTE; AMA LÜTFEN SIRAYLA…. :)

Elektro gitar eğitimimiz doğal olarak sağ ve sol el egzersizleri ile başlamaktadır. Hemen akabinde bu çalışmaya pena tutuş ve batılıların “alternate picking” şeklinde tabir ettikleri pena kullanımı çalışmaları eklenmektedir. Gitardaki bu egzersizleri ciddiye alıp çalışmanız sizin ilerde parmaklarınızın güçlenip klavye üzerinde adeta bir güvercin hatta bir şahin gibi hareket etmesine faydalı olacağından bu egzersizleri gitar üzerinde sıkılmadan yapmanızı tavsiye ederiz. Zaten bu gitar egzersizlerinden sıkılacaksanız ne diye gitar dersine geliyorsunuz? Gitar çalmak gönül işidir, zordur, ilgi ve alaka ister. Eğer iyi bir elektrogitarist olmak istiyorsanız bıkmadan usanmadan çalışmalısınız. Olaya 1950’lerin genç kızlarının kaneviçe işlemesi gibi yaklaşamazsınız… :)

Şimdi bu egzersiz faslını başarıyla atlatıp parmaklarınıza bir nebze hız kazandırdıysanız eğer, sıra geliyor notaların gitar üzerindeki yerlerine, aralıklara, gamların oluşumuna, triadlara, bare basımına, powerchords’lara ve akor çevrimlerine. Bu bölümü tamamlamak da tamamen sizin gitar çalışma sürenizle alakalı. Artık 5 derste mi bitirirsiniz bu bölümü, 15 derste mi, iş tamamen size kalmış. Veya bu bölümü hiç atlatamayıp gitarını duvara asanlar kervanına da katılabilirsiniz. İlerde çocuklarınıza ve torunlarınıza anlatacak bir gitar anınız olur… “Ben vakt-i zamanında gitar çalmak istediydim….” falan diye… :)

Diyelim bu bölümleri atlattınız. Sırada ne mi var? Önce birkaç melodi ve akorlu parça çalıyorsunuz. Bu aşamada sizin isteklerinizden çok çalabileceğiniz düzeyde ve sizin ilerlemenize faydası olacak parçalar seçiyoruz. “Süt içtim dilim yandı” veya “dere geliyor dere” gibi…
Şaka şaka… Hemen surat sallamayın. :) Tabii ki “Fade to black”, “Stairway to Heaven” ve “Seek and Destroy” gibi şeyler… Bu parçaları çalışırken bir yandan da Slide, hammer on, pull off, thrill, legato, vibrato, bending, arpej, swepp pick ve artifical harmonic gibi birtakım sağ el ve sol el teknikleri öğreniyorsunuz.

Hala, “Yok kardeşim, ben vazgeçmiyorum bu işten, doğru düzgün gitar çalacağım, gitarı duvara asmayacağım” diyorsanız, majör gam, minör gam, pentatonik gam ve blues gamı gibi bilumum gamları öğrenerek doğaçlama gitar soloları çalmaya başlıyorsunuz. Ve anlıyorsunuz ki, maharet elalemin sololarını çalmakta değil, kendi solonu üretebilmekte…

Haaaa, bütün bunları hallettikten sonra bi de bakıyosunuz ki bugüne kadar gözünüzde büyüttüğünüz rock parçaları öyle pek de ahım şahım şeyler değilmiş… Eeee…. Sıra neye geliyor o zaman?

Tabii ki Jazz’a…

Arzu edenler Jazz’a devam edip armonik zenginliğin ve melodiyle armoninin birlikteliğininmuhteşem ortaklığının tadına varırken, istemeyenler bu aşamada dersleri bırakıp kendi yoluna devam ediyor… Saygı duyarız….

Jazz’a devam edenlerin başına gelecekler ise sadece droplar, diminished gamlar, augmented gamlar, modlar, gerilimli sesler, blok armonileme, dominant 7’nin alterasyonu ve whole tone gibi şeyler canııım… Lafı mı olur?
Tabii her şeyden önemlisi, kendi stilinizi yaratmanız.

Bütün bunları hallettikten sonra sıra geliyor isminizi duyurmaya… Siz sanıyormusunuz ki yıllarınızı verip iyi bir gitarist olunca Türkiye sizinle gurur duyacak??? …. Tabii ki HAYIR…

E n’apacaksınız peki?? Tabii ki Laila, Reina gibi herhangi bir yere gidip ya kapıdaki paparazzilerle ya da kapıdaki bodyguard’larla kavga edeceksiniz. Ertesi gün manşettesiniz… Ama biz asla ikincisini tavsiye etmeyiz…

YUKARI